Chios – Sakız Adası

Çeşme’de yaptığımız uzun seyahatimizi fırsat bilerek 2 günü Sakız Adası’nda gecirmeye karar verdik. Hızlı gemi ile Çeşme Marina’dan tam 20 dakikada Sakız’a varabiliyorsunuz.

Peki adaya gidiş icin ne lazım?

Bir kere mutlaka yanınızda pasaportunuz olmalı. Shengen vizeniz varsa yurtdisi çıkış pulu ve OHAL sebebiyle sgk dökümünüzü kimlik numaramız ile hemen orada alarak adaya giriş yapabiliyorsunuz.

Eger vizemiz yoksa? Size gecici bir vize veriyorlar. Bu sayede adaya gidebiliyorsunuz. Bu sebeple aslinda pasaportunuzun yanınızda olmasi Sakız Adasına gidebilmek icin yeterli.

IMG_8971

Biz Erturk’ten hızlı feribot biletimizi alırken adada kiralayacagimiz arabayi da ayarladik. Eğer siz adada kiralamak isterseniz iner inmez yanyana bulabileceğiniz ofislerinden de yapabilmeniz mümkün. Sabah 08:30 feribotuna bindik ve 09:00 a doğru adaya varmıştık bile. Arabamıza biner binmez otele eşyalarımızı koyup yanımıza haritamizi da alarak (Chios a iner inmez pasaport kuyruğunda sağda ücretsiz harita ve adayla ilgili tüm bilgileri bulabileceğiniz kitapciklardan alabilirsiniz) volkanik taşlarıyla meşhur Mavra Volia’ya gittik. Türkiye’de genelde şezlongu, şemsiyesi olan, yiyeceklerin, içeceklerin ayagına kadar gelmesine alışkın bizler ilk once; “ne yapsak şimdi, nereye kurulsak?” , “Hay allah semsiye de almadik? Başımıza güneş geçer mi?” , “Taşa havlu sereceğiz şimdi her yerimize batacak!” vs diye telaşlar yaptık. Fakat denize doğru yuürüyüp ilk bulduğumuz boşluğa havlumuzu serdiğimizde buranın bir cennet olduğuna karar verdik. Denizi belki de bugüne kadar girdiğim en ama en guzel denizdi. Pırıl pırıl, su harika ve tertemiz. Anlatılmaz yaşanır cinsten bir denizi var gercekten, fırsatınız var ise mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Bunları şu an taşa serdiğim havlunun üzerinden yazıyorum. İnsanoğlu konfora ne kadar çabuk alışıyorsa doğal olana da bir o kadar çabuk adapte oluyor. Hatta minderli lükl şezlongu elimin tersiyle itecek taşlarımı sarıp sarmalayacak kadar mutlu hissediyorum kendimi.

IMG_8854

Mavra volia da saatlerimizi gecirmek istesek de kisitli zamanimiz oldugundan ordan ayrilip Mesta Port a gittik. Restoranlarin birinde barbun, patates kizartmasi (anne patatesi gibi muhtesem!), kalamar (cok sevmedim) ve greek salad yedik. Yunan birasini da burada deneme firsatim oldu, tadina bayildim! Yemegimizi yeryemez vakit kaybetmeden herkesin mutlaka gidin dedigi Mesta Koyune dogru yola ciktik. Bu koy daracik sokaklari ile sizi orta cag zamaninda bir masal dunyasinda geziyormussunuz gibi hissetmenizi sagliyor. Ara ara karsiniza cikan cafe ve butikler de fazla abartilmamis cok dozunda. Bu koyun icinde gozume carpan cok hos otellerde oldu. Eger bu buyulu koy de kalmak isterseniz iyi birer alternatif olabilirler. Biz de koy icinde cafelerin birinde kahve ictikten sonra daha once sakiz adisina gelen annemin onerisiyle biraz daha bakir sayilabilecek agia dinami ye geldik. Bu arada tum Sakiz Adasinda yol kenarlarinda minik icinde mum yanan veya cicek olan ufak yapilar goreceksiniz. Bunlar ayni italya daki gibi yolun tam o noktasinda trafik kazasi gecirmis kisilerin anisina konmus yerler. Tum yollarin oldukca virajli oldugu dusunuldugunde manzaraya kapilip veya hiz yapmamakta fayda var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAMesta’dan gelirken ozellikle koya yaklastikca manzaranin buyusune kapilmadan edemeyeceksiniz. Surekli arabayi durdurup fotograf cekmek istiyorsunuz. Benim size tavsiyem bu anlattigim sira ile gununuzu tamamlarsaniz agia dinami ye geldiginizde gunesin batisina yetisebilirsiniz.

Simdi gelelim en onemli detaya! Agia dinami ye geldiginizde gordugunuz ufak koya sakin aldanmayin! Hemen arkasinda cok daha ufak ama havuz gibi bir koy daha var. Patika bir yoldan kayalardan dikkatlice yuruyerek koya ulasabilirsiniz. Tam onunde batan gunese karsi once denize girerek havlunuzu taslara yayin ve gozlerinizi kapatarak dinginligin tadini cikarin.

Bu tip bakir koylarda dikkatimi ceken en onemli sey ise temizligi. Buralari bir tesise ait degil, temizleyen ilgilenen kimse yok. Sigara icenler var mi? Var ama etrafta bi tane bile izmarit yok. Herkes coplerini yaninda getirdigi torbasina ve izmaritlerini de su siselerine atiyor giderken de yanina aliyor. Kendisinden sonra gelecek olana boyle saygi duyulmasi en cok ozlemini duydugumuz seylerin basinda geliyor belkide.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Agia dinami koyundan cikip oteliniz Grecian Castle a giderek dusumuzu alip uzerimizi degistirerek arkadasimizin onerisi ile Ayhan Sicimoglu’nun programinda yer almis Apomero’ya aksam yemegine gittik. Biz baslangic olarak cacik, kiymali uzeri yogurtlu mini pogacalar ve domates soslu patlican yedik. Bu bahaneyle de ilk defa uzo ictim ve rakidan cok daha fazla begendim. Tadi rakiya gore biraz daha tatlimsi ve icimi cok daha yumusak. Bu sebeple ozellikle kadinlarin daha cok hosuna gidebilir diye dusunuyorum. Ana yemek olarak da uzerine et parcalari olan kasarli makarna istedik. Uzun zamandir yedigim en yumusak en lime lime etti. Kesinlikle tavsiye ederim 🙂 Gelen hesap ise İstanbul veya Cesme gibi bir yerde vereceginiz rakamin yarisi kadardi. İsik isik bir dolunay gecesinde sadece midenize degil cebinize de hitap eden bir aksami sonlandirip otelimize donduk.

 

Ertesi sabah malesef otelimizin yaninda bulunan insaatin gurultuleriyle erken saatlerde uyandik. Gene de toparlanip cikana kadar kahvaltiyi kacirmis oldugumuzdan sehir merkezine gitmeye karar verdik. Sakiz Adasinin liman bolumu bana İzmir’in kordonunu hatirlatti. Sira sira dizilmis restoranlar onunden gecen bir arac trafigi ve sonrasinda bulunan deniz manzarasina karsi yemeginizi yiyebilir veya sadece birseyler icebilirsiniz. IMG_9468
Bu arada sakiz adasi bircok buyuk gemi seyahatlerine de ev sahipli yapiyor. Eger herhangi bir gemi yolcularinin inis veya binis zamanlarina denk gelirseniz trafik baya sikisabiliyor. Biz Candio adinda bir pastanede karar verdik ve belki de uzun zamandir yedigim en guzel klub sandvic ile sahane bir kahvalti yapmis oldum. Yaninda istedigim icinde muz ve daha bircok meyvenin oldugu taze meyve suyunun da hem sunumu hem de tadi harikaydi. Biz yemedik ama tatli cesitleri de hem cok fazla hem de cok lezzetli gorunuyordu 🙂 Kahvaltimizi ettikten sonra sehir merkezinde dolanmaya basladik. Magazalarin bulundugu ana cadde Swaroski magazasinin oldugu yer. Bu sebeple google map a swaroski yazarsaniz bulunmaniz daha kolay olacaktir. Cadde uzerinde optikciler, İstanbul’da Eminonu Mahmutbey taraflarindaki gibi magazalar, kuyumcular, kirtasiye magazalari vs gorebilirsiniz. Biraz dolanip alisveris yaptiktan sonra parkettigimiz arabamizi bulmak icin oldukca sicak birgun de dolandiktan sonra kendimizi arabamiza attik. Ben genelde ilk gittigim sehir veya ulkelerde kaybolmayi ozellikle isterim. Cunku kayboldugunuz bir sehri her zaman cok daha iyi tanima sansina sahip olursunuz 🙂 O sicakta o kadar yurudukten sonra kendimizi deniz e atmak istedik. Lithi tarafina gitmedigimiz icin yaklasik 45 dakika kadar sehir merkezinden yol ldik. Fakat malesef bizim bekledigimizin cok disinda bir koy cikmasi hayal kirikligina ugratti bizi ve arabadan hic inmeden baska bir arkadasimin onerdigi glario ya dogru gittik.

IMG_8950

Bu arada Sakiz Adasinda orman yanginlari cok sik oluyormus. Gittiginiz yollarda ozellikle Lithi tarafina giderseniz yangin sonrasi arazinin ne IMG_8952kadar siyah, malesef agaclarin nasil nasil yokolmus olduklarini gorebilirsiniz. Bu goruntuler bizi hem cok huzursuz etti hem de uzdu. Adete mezarlikta yurumek gibiydi. Bu manzarayi adanin bircok yerinde gormeniz mumkun. Bunun disinda
sakiz agaclari da adanin olmazsa olmazlarindan. Bodur sakiz agaclarinin dibinde goreceginiz beyaz tozlar agactan dusen sakizlar icin. Dibinde beyaz toz gordugunuz agaclarin sakiz oldugunu anlayabilirsiniz.

 

IMG_8956

                                               Glario Beach

Glario tam anlamiyla genclerin istilasina ugramis biryer. Sezlonglu, muzigi olan, hatta arka bolumde yer alan ufak bariyla icecek ve alkol servisi veren belki de tek koy diyebilirim. Bize oldukca keyifli geldi hatta gec kesfetmis oldugumuz icin de uzulduk. 18:30 da kalkan gemiye yetisebilmemiz icin bu koyda sadece 1.5 saat kalabildik ve bir dahaki gelisimizde daha uzun kalmak icin aklimiza yazdik.

Sakiz Ada’si eger konforunuza cok duskun degilseniz veya beklentilerinizi minimuma indirerek farkli bir yer gormek adina gidebileceginiz bir yer. Biz her dakikasindan cok keyif aldik. Donusunde Cesme’de yer alan duty free ise oldukca buyuk ve hersey var. Makyaj malzemelerimi kismi daha kisitli olsa da, parfum, her cesit alkol, sigara, puro vs bulunabilir. Bu sebeple de ugramadan gecmeyin derim. Malum turkler duty dree yi cok severler bu sebeple gemi yanasirken yerinizden kalkar isinizi cabucak halledip kasaya siraya girerseniz cok vakit kaybetmemis olursunuz. Sayet biz 1 saate yakin kasa sirasinin bitmesi icin iceride oyalandik 🙂

IMG_9471

IMG_9460

IMG_9466

 

Chios – Sakız Adası
Bu yazıyı oylayabilirsiniz: 3 (2 oy)

Yorum Bırak

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*